EHMEDÊ XANÎ DİYOR KİEy kalem, ki başı tıraşlı ve çirkin renkli
Yeter şu kâğıdı ki güzel kumaş gibi güzel renkli
Yüz çizgileri ve benler adına karaladığın
"B" ler ve "D" ler ile kötü adlı yaptığın
Gubar ve ufak oldukça bir yazı
Güzellikten uzak değildir o yazı
Ama öğretim yazısı gibi çoğalınca
Ya da sülüs ve nesih gibi iri olunca
O zaman güzellik sayfasını bozucu olur
Parlak, aydın, olgun olmaktan uzak olurYORUM 1Başı tıraşlı kalem: Xanî aydını ve onun aleti kalemi dişi unsur olarak görüyor. Onlar üreten yani verimlidirler. Korunması, desteklenmesi, kollanması gerekir. Kürt geleneklerinde evin kızı ailesine kararlar getirirse, yani aile için yüzü karası bir işlev görmüşse saçı kesilir. Bir kızın kızın saçının kesilmesi ona en büyük hakarettir. Bir de ailenin bir büyüğü ve en önemli bir erkeği öldüğünde bayanlar yas için saçlarını, beliklerini keserler. Büyük Xanî bu kültüre gönderme yapıyor. Ey başı tıraşlı kalem! Neden ailen olan Devlete (D), Beylere (B) hakaret ettin. İhanet ettin? Saçı kesilmiş, hakaretin en acımasızını hak etmişsin diyor.
YORUM 2Doğrusu yirmi yıl boyunca filozof Xanî'nin yanından ayrılmadığını belirtip Xanî'ye iyi bir entelektüel diyen kardeşim geri dönüş yapmalıdır. Çünkü "ben" Stî'nin ifadesidir. Noktalar "gubar" Zîn'inkidir. Stî hukuk simgesidir. Sosyal hukuk otoritesi için Mem û Zîn tasarımında vardır.
Öğretmn Xanî kaleminin aracılığıyla kendisini analiz ediyor. Yüz çizgilerin ve benlerin vücuttaki yeri baştır. Başın anlamı yeri yüz kısmını dediğimiz cephesidir.
Xanî sosyolojik anlamda başı irade, otorite olarak ifade eder. Beden halk, baş devlet gibidir. Başın veya iradenin ifadesini yüzdeki benler, çizgiler tarifler. Çoğunlukla çizgi yaşlılığı, çirkinliği hatırlatır. Yaşlı çehrede benlerin güzelliğinden çok, onun da çirkinlikle çevrildiği anlaşılır.
Xanî Stî'yi ben olarak tasvir etmiştir. Xanî kalemine diyor ki yaşlı otoritelerin hoş olmayan yüz çizgileri gibi halkı yaralayan, üzen iradeler ifadesi davranışlarını, (ben) hukukunu neden yerip karalıyorsun. Toplumun otoritelerini büyük B ve D harfleriyle işaretleyerek "BED" (kötü) diye fitneliyorsun. Üstelik yazdıklarını öğretim yazısı gibi çoğaltıyorsun.
Yani Mem û Zîn kitapta ciltliyorsun. Yazdıklarının konusu halkın normal günlük yaşamının övgüleri olsaydı gubar (güzel, küçük) yani nokta gibi hiçbir zarar görmezdi. Ama sen sülüs ve nesih gibi iri yazıp tekrarlıyorsun, devrana göre işlev yapmıyorsun. Bu yüzden sana belanın çekirdeği, başı tıraşlı ve çirkin renkli diyorum. Kalemin, Xanî'ye cevabından sonra kalemin suçsuzluğu, Filozof Baba'nın suçluluğu ispatlanıyor. Mahkeme salonu, yani analiz ve eleştiri sahnesi birey Xanî ile sahip Tanrı arasında devam ediyor. Şahsiyetinin duygu alanları hatalarının varsa suç, bu suçun muhatabı olmadığını belirtiyor. Zira duyguların iradesi yoktur. Yaratıcı öyle yarattı. Büyük iradenin kendisine bahsettiği iradeciğinin (irade-i cüzî) işlediği suçların cezasına razıdır. Ne var ki yazdıklarının içeriği Tanrı'nın kutsak kitaplarının içeriğiyle aynıdır. Burada Tevrat'a telmih yapıyor. Doğruların kaynağı ilimdir, sanattır, adalettir.
KAYNAK: Xanî Uzmanı Şerafettin ERYILMAZ’ın deyişinden ve Doğubayazıt Halkın Sesi.