Gönderen Konu: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri  (Okunma sayısı 1208 defa)

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« : 11 Haziran 2008, 16:54:47 »
AĞRI
Göklere yükselen o yüce başın.
Semaya okuyor meydanı Ağrı..
Zümrüt mü, gevher mi, yakut mu taşın?
Şöhretin sarmıştır her yanı Ağrı..
Heybetli duruşun, sanki bir arslan.
Her gören canları edersin hayran;
Bir gece yanında olaydım mihman,
Yazaydım orada destanı Ağrı.
Başından geçmiştir çok ceng ü cidal.
Bu iklimde sensin birtek "feodal"!
Ne sultan tanırsın, ne de bir kral.
Okursun her yana fermanı Ağrı.

M Şevki ÖZDEMİR (Kızıldize, 1941)
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #1 : 11 Haziran 2008, 16:55:26 »
AĞRI DAĞI

Bütün eller hayran senin hüsnüne
Ruhumun özeği, canı Ağrı Dağı.
Yayılmış şöhretin Hind'e ve Çin'e
Ülkemin, elimin hanı Ağrı Dağı.
İlk güneş şafakla, alnına atar,
Devlet baba deriz, gel de hakkın ver,
Sende ne yiğitler, bozkurtlar yatar,
Göğsünde atamın kanı Ağrı Dağı.
Bir adın Ararat, bir adın Ağrı,
Seni görmeyenin kanarmış bağrı,
Bulutlar uçuşur başına doğru,
Ak saçın dalga dalga duman Ağrı Dağı.

 Hamit DÖNMEZ (1954-Iğdır)
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #2 : 11 Haziran 2008, 16:56:08 »
GÜZELLEME

(Kaç oyuksuz mihrabı kaya sanıp geçmişim,
Kaç zemzemi serince bir su deyip içmişim,
Minber sahanlığını yayla sanıp kaygısız,
Seccaddeyi ot diye çiğnemiştim saygısız.
Gözüm birden açıldı hem düne hem yarına
Dayayınca alnımı Ağrı'nın karlarına;
Hidayetin ışığı erişti gören köre;
Gözlerimin önünde belirdi birdenbire
Üç yanını diz çökmüş, el açmış sular saran,
Dağ dağ mimbiberleriyle bir yandan Hakka varan,
Üstüne gök kubbenin çatıldığı tapınak,
Eski boy boy göçlere bağrını açan konak,
Yiğitliğin kulesi, güzelliğin kurnası,
İnsan yaratışının tarih boyu potası
Harcı insan kanıydı, tozları insan külü,
İçi dışı tütsülü, suyu seli büyülü...
Ya taş kesilip onu dinlemek istiyorum,
Ya dağdan taşa şöyle ünlemek istiyorum:)
Ey yıldızlı fistanlar, ey topraklı mintanlar,
Ey bire on başaklar, otlar, bağlar, bostanlar
Ve daha sık boy atan destanlar diyarı hey!
Ey ilk büyük insanı doğuran ilk ananın,
Ey çilenin, cefanın, güvenişin, inanın,
İnce minarelerle Sinan'ın diyarı hey!
En uysal barışların, en çetin hamlelerin,
Oyalı sütunların, abide cümlelerin,
Nef?inin, Mevlâna'nın, Homer'in diyarı hey!
Ey şehrâyin geceler, İrem bağı sabahlar,
Yunuslar, Koroğlular Seyranîler, Emrahlar,
Eşsiz sevaplar, eşsiz günahlar diyarı hey!
Ey sebiller kubbeler hanlar kervansaraylar,
Yola düşen gölgesi zafer olan alaylar,
Ey sinsinler horanlar halaylar diyarı hey!
Halılar telkariler çiniler kadifeler,
Keloğlanlar adsızlar Alperenler efeler,
Gönlümün koltuğunda kafalar diyarı hey!
Ot görmemiş bozkırlar, kat kat yeşil yamaçlar,
Anadan doğma keller, topukta sırma saçlar,
Keskin dertler, kestirme ilâçlar diyarı hey!
Ey ciritler kalemler oraklar yatağanlar,
Ey turnalar şahinler ibibikler doğanlar,
Selce taşıp rahmetçe yağanlar diyarı hey!
Ey mısır koçanından kırılan ince dişler;
Ey en derin bilgiye tas çıkartan sezişler,
Ey dile gelmiş kurtlar ve kuşlar diyarı hey!
Tanrı yeşili zeytin, çoban yeşili söğüt,
Halk türküsünde isyan, atasözünde öğüt,
Ey gümüş kömür demir ve kükürt diyarı hey!
Kız gibi ceylânların, ceylân gibi kızların,
Ötmez olmuş kuşların, ötüp duran sazların
Ve sözün kısacası: Bizlerin diyarı hey!

 Behçet Kemal ÇAĞLAR Doğubeyazıt - 1937
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #3 : 11 Haziran 2008, 16:57:30 »
AĞRI DAĞI

Ağrı Dağı'nın taşında,
Avcılar gezer başında.
Yâr yitirdim on beşinde,
Sana geldim, Ağrı Dağı.

Ağrı Dağı'nın başı taşlı,
Çelenleri Hüma kuşlu.
Yâr yitirdim hilâl kaşlı,
Sana geldim, Ağrı Dağı.

Ağrı Dağı'nın başları,
Ötüşür Hüma kuşları.
Leyla'nın hilâl kaşları,
Sana geldim, Ağrı Dağı.
 
Ağrı Dağı'nın düzleri,
Çığrışıp öter kazları.
Köşe başında kızları,
Sana geldim, Ağrı Dağı.

Ağrı Dağı'nın eteği,
Çevresi aslan yatağı.
Kalkımış kervan otağı,
Sana geldim, Ağrı Dağı.

Karac'oğlan, döne döne;
Gezer, dağlar yana yana,
Yitirdim yârim bir suna,
Sana geldim Ağrı Dağı.


KARACAOĞLAN
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #4 : 11 Haziran 2008, 16:59:32 »
AĞRI DAĞI

IĞDIR'a inince ilk onu gördüm;
Yerle gök arasında bir tek düğüm.
Çevresi masmavi, başı bembeyaz,
Mevsimin perçemi takvimde son yaz.
Taş, toprak, kaya değil, AĞRI ışık.
Secdeden doğrulmuş dağ olmuş âşık.
Fiziğini aşmış bir aşk sultanı,
Rabbiyle konuşur günün her an'ı.
Gün batarken az kırmızı, çokça mor
Sanırsın zamana geçit vermiyor.
Gönül çizgisinde tutmuş güneşi,
Her sesi bastırmış AĞRI'nın sesi.

DOĞUBAYAZIT'ta sokuldum ona,
İstedim yüreğim şavkıyla yuna;
Gökçe gülümsedi, gülce ürperdim.
Koştum eteğine, verse öperdim..
Yüz sürmek payedir aşk dergâhına,
O sabah özlemin sarı ahına.
Beş - on damla yağmur ekti bulutlar,
Gönlümü göklere çekti bulutlar;
Gözlerim AĞRI'ya asılıp kaldı,
Yaşadığım sevda sanki masaldı.
Sarıldım AĞRI'ya bir kurt gibi aç.
Yedi renkli düşüm yetmiş bin kulaç.

KUŞ ona derim ki, AĞRI'da uça,
Bir gıy çektiğinde ödlekler kaça;
Konunca çığ kopa, kalkınca kaya,
Av diye atıla gökteki aya..
Gölgesi olmalı bey çadırınca,
Acı çektirmeye can aparınca.
Kalkarken AĞRI'yı kuşatan duman
Ne işe yarıyor, bilmeli zaman.
Kuş ona derim ki konduğu dalı
Gönlüyle kuşatıp ırgalamalı
Ve suyunu HAZAR'dan içmelidir,
Uçunca hep AĞRI'da uçmalıdır.

KURT ona derim ki, AĞRI'da geze,
Üç - beş murdar için inmeye düze,
Sürmeye dilini hiç haram kana,
Pervası olmaya ölümden yana...
Ün edince gök ikiye yanla,
Sevdiğine yüreğiyle sarıla.
Ay doğarken ini versin ARAS'a
Uçmasın ufkunda karga, yarasa.
Çobansız sürüye çobanlık etsin
Sevgisiyle yürekleri eritsin,
ARAS'ın suyunu çeksin AGRI'ya,
Vuslat tohumunu eksin ağrıya.

YEL ona derim ki hep sere serpe
Çiçek döker gibi AĞRI'yı öpe..
Bilsin savurduğu toz mudur, kar mı,
Her dağ yıldızlara sakal asar mı?
Kıvrılıp kucağına yattığında
Sesi ezgi olsun, kokusu, kına..
Hazar'dan yükselen her tar sesini
Turnalarla gelen bahar sesini
Çekip kuşak kuşak AĞRI'ya sarsın,
Kabukta kalmasın yüreğe varsın.
Fakire, garibe kılıç vurmaya,
Duvak kirletmeye, gönül yormaya.

CAN ona derim ki AĞRI'yı bile;
Tepeden tırnağa sevda kesile.
Gün ona derim ki, hep mutlu Cuma,
Ruh AĞRI'da uçan bir ışık hümâ.
Yanımda, canımda buldum AĞRI'yı,
Sonsuza bir köprü bildim AĞRI'yı.
Dedim: Ey kutlu dağ, artık elveda,
Civansın, soylusun, teksin dünyada!
Bir yanım sıla der, bir yanım AĞRI,
Gezinir içinde bir ince ağrı..
Gittiğim her yerde ben onu gördüm,
Yerle gök arası bir sırlı düğüm.

 Bahattin KARAKOÇ
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #5 : 11 Haziran 2008, 17:00:13 »
ADI AĞRI OLAN GEMİ

Koca denizde, gözden ırak bir köşede,
Bir liman!
O Limanda bir balıkçı teknesi
İçeride, dalgakıranda demir atacak yoktur yeri
Yalnız bir başına kenarda
O hep dışarıda korumasız
Fırtınalarla dalgalarla savaşmaktan
Yorgun bitap paslı ve çıplak.
Koca gövdesiyle, Genç tayfalarıyla
Kıyıda bekleyenine karşı
Biçare, mahcup
Sanki yok Kaptanı dümeni 
Çizsin kendine rota.
Bakımsızlıktan sahipsizlikten
Acemi ellerde ve hor kullanılmaktan.
Direği kırık, omurgası çatlak.
Mevcut bu haliyle caresi yok
İşi bu, balığa çıkacak avlanacak
Kıyıdakilere, bekleyenine balık tutacak.
Her zaman ki gibi
Rasgele deyip yola çıkacak.
Bir sağa bir sola yalpalayarak.
Açık denizden uzak
Kıyıda kayaların arasında
Aramakta balık, herkesin karnını doyuracak.
Kıyıda dolaşan balık ne olacak
Dişin kovuğunda kaybolacak.
Avladığı 35 ; 45 balığı güverteye koyacak
Onu da ilk gelen dalga alıp götürecek.
Ambarlar boş hayaller kırık.
Umutları bir başka sefere erteleyerek
Gerisin geri yola koyulacak.
Bu bir tekne, farz etki olsun gemi
Ne fark edecek O gemide ha önde olmuşsun ha arkada ister açıkta ister lüks bir kamarada
Seninki kaderin adı Ağrı olan gemide olmak.

Kazım KARACA  2006
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #6 : 11 Haziran 2008, 17:01:07 »
Ağrı

Yurdumun doğusunda bir garip şehir,
Dağlar arasında yanlızdir şimdi.
Tesbih tesbih kanaat ve tevekkül,
Bir Eyyüp sabrında ömür tüketmektedir.

Kanıt kanıt tarih yatar,toprağında taşında,
Büyük Osmanlı,muhteşem İshakpaşada yaşar.
Yontulmuş taşında heykel heykel Urartular.
Selam Alparslan ordusu,selam size kartal bakışlılar,
Çaldıran Ovasına doğru eserken Yavuz'un fırtınası,
Hünkarın bileğinde kas kas yağız atlılar.
Atlılar,atlılar
Ağrı'dan kanatlandılar.

Soğuk diyarlardan aç ayılar,
Nankör kediler,evimizde beslediğimiz,
Pençe pençe,salya salya,Ağrı'ya saldırdılar.
Kılıçgedükte Hacı İsa Beyler,Hüseyin Paşalar
Sarp dağları,kayalıkları
Rus'a,Ermen'iye mezar yaptırdılar.

İlmin zirvesi Ağrıdağı gibi muhteşem,
Kar beyazı timsali teslimiyetin,
Türbesinde nurdan bulutlar, Şeyh Ahmet Hani'nin.
Sakallarından damla damla,tel tel yağar,
Nurdan kitabeleri bu mübarek dinin,
Molla Ahmet,Molla Zahir,Molla Nadir'in.

Dağ eteklerine yayılır mor koyunlar.
Kaval seslerine karışır,yanık türküler,
Sinek yaylasından Eleşkirt ovasına,
Destan destan,masal masal,türkü türkü,
Siyabent Ahmet,Memo-Zinler.
Uzun örgülü saçlarını uçurumlara sarkıtan,
Elleri nasırlı köylü kızlar,
Kirman kirman yün örmekteler,
Yaşlı kadınlar,ilmek ilmek halılara,
Desen desen hayat dokumaktalar.

Bahar gelir,kara inat fışkırır kardelenler,
Uçsuz bucaksız lale bahçesi tarlalar.
Eser yamaçlardan tütsü tütsü,
Yaban çiçeklerden burcu burcu kokular.
Koyunlar kuzulara karışır
Berodan vakti,meleşir çocuklar,
Gömleksiz,donsuz,çıplak ayak çocuklar...
Aladağ eteklerinde,Taşlıçay kenarında,
Büyük büyük hayaller kurmaktalar.

Yaz kısa sürdü,şimdi sonbahar.
Kösedağ gibi yığılır tezekten koruganlar.
Tırpanlar bir dahaki yaza bilenmiş.
Merekler saman dolu,dağ dağ yığılmış otlar
Kar yağdı yükseklere Ekim onbeş,
Bir derviş sessizliğinde geldi kış.

Ölüm geldi,hareketsizlik,durgunluk,
Bembeyaz örtülerin altında mezralar,köyler,
Nevruzun diriliş saatini beklemektedir.
Burada yaşam mevsimler gibidir.
Doğumlar,ölümlerin kurdelasını kesmektedir.
Gebe kadınlar,atlı kızaklarda doğum,
Karlı tepelerde can vermektedir.
Çocuklar yarı aç,yarı tok
Bir parça tandır ekmeğiyle yaşamaktadır.
Bir parça tandır ekmeği büyüklüğünde onlar için hayat,
Kıraç bir tarla,boz bir at,bir kaç koyun,
Tüm hayal ufkunu bunlar süslemektedir....

Yayık yayar yorgun analar,
Sağım sırasına dizili ak,mor,kara koyunlar.
Lor olur,peynir olur,ak ak emekler.
Un,bulgur,biraz yağ,biraz kanaat kilerler,
Bir kırık kılıçla Cmışkırana direnmektedir.

Çocuklar kod kod oynar,kap oynar,
Şenglo-menglo dinlenir bilge dillerden.
Aç kurtlar dağlardan köylere iner.
Tandır başında yaşlı adamlar,
Tütün tütün düşünce sarmaktadır.

Babalar üzgün,babalar umutsuz,teleşlı
Analar kısır tarlalara inat,doğurmaktadır.
Beş para uğruna beşer beşer hayat toprağa,
Aşiret rüzgarlarıyla savrulmaktadır.
Büyük adamlar,büyük büyük sözlerle,
Gelecek adına halkı kandırmaktadır.

Cahil cesur olur.
Silah değil,kalem ister solgun yüzlü çocuklar,
Her gün gencecik bedenler sokulur mezarlara,
İş gerek,aş gerek ölüm var namlularda,
Gündüzler geceye gebe kalmaktadır.

Kahvehane çay ve duman,sokakta avare insan seli,
Kitap taşıyacak omuzlarda,boyacı sandıkları
Sıcak bir yuva hayaliyle delikanlılar,
Göçmen kuşlar gibi diyardan diyara savrulmaktadır.

Tuğla tuğla yükselir hayali,harca karışır teri,
Karşısında lüks hayatlar,yaldızlı gökdelenler
Düzgün kıyafetliler arasında,tıraşı uzun esmer gençler,
Varoşların acılı çocuğu,arabesk dinlemektedir.
Dev iştahı kabaran kentin ortasında
Anadan,babadan,yardan vazgeçmektedir.

Yıllardır aylak aylak akar Murat.
Yalar durur,siler süpürür bereketli tarlaları
Hamur vadisindeki kayalıklar,
Bir barajın hayaliyle erimektedir.

Kanal kanal,bulut bulut yağmur bekler ovalar,
Yuva ister,kurtlar,kuşlar,insanlar
Dağlar kel,dağlar çıplak
Esen her soğuk rüzgarla ürpermektedir.

Ağrı duru,Ağrı berrak,Ağrı güzellik,
Meteor.Balıklıgöl,Ararat,
Bir de buna İshakpaşa Sarayını ka,
Yerli,yabancı turiste göz kırpmaktadır.

Oysa Ağrı acılı,Ağrı dertli,Ağrı ağrılı
Yakup'un Yusuf'u kuyuda yitirdiği gibi
Dağlar ardında unutulmuş yetim gibi
Dengbej Zahıro'da mısra mısra dillenmektedir.

Toprak çorak,hayvan kısır,halk sefil,
Bir tarafta pırıl pırıl kentleri ülkemin,
Öbür tarafta harabe şehir Ağrı,
Patnos,Taşlıçay,Tutak,Diyadin
Doğubeyazıt,Eleşkirt,Hamur
Ankara'dan uzanacak yardımcı bir el beklemektedir.

El elin nesine,bunu bil Ağrı'lı
Birlik ol,güç ol,dirlik ol.
Silkin,uyan bu tembellik uykusundan
Aydınlık ufuklar senindir.
İnatla sabirla koş,
Koş deli taylar gibi hiç yorulmadan,
Unutma,
Örs ile çekiç emek için birliktedir.
Hak bil,hukuk bil,paylaş,adil ol.
Güneş aydınlık yüzlerde bir başka güzelliktedir.

02.05.2002/İstanbul
 
Osman Balkıs
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #7 : 11 Haziran 2008, 17:01:33 »
YAYLA ZAMANI

Hani çimenlerde ak çiğ tanesi
Hani kır atımın doru yelesi
Tendürek'te kaldı gençlik hevesi
Burnumda tütüyor yayla zamanı...

Hani Fato kızın ayran sunuşu
Hani cemaline günün doğuşu
Kuşlar gibi uçup cana konuşu
Burnumda tütüyor yayla zamanı...

Hani sacda yanık ekmek kokuşu
Hani sütün kapta kaymak tutuşu
Çiçeğin kovanda şifa oluşu
Burnumda tütüyor yayla zamanı...

Hani Nadiro'nun o yanık sesi
Hani zirvelerin soğuk nefesi
Şehirde kalmadı yaşam hevesi
Burnumda tütüyor yayla zamanı...

Ömer PUSAT-2000
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı Jiyan

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1752
    • Doğubayazıt Forum
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #8 : 11 Haziran 2008, 17:02:12 »
AĞRI

Bir sualim vardır kendi kendime
Niye dumanlıdır başı Ağrı'nın
Ben piri faniyim o halen civan
Acaba kaç oldu yaşı Ağrı'nın

Her mevsimde gelin gibi süslenir
Yükseğinde kartal,şahin beslenir
Nida eder her bir yana seslenir
Dost olana vardır aşı Ağrı'nın

Yüzü gülermiki bahtı karanın
Dermanı yok sende olan yaranın
Eksik olmaz tipi ile boranın
Her zaman Matemli kışı Ağrı'nın


OZAN: Fuat ASLAN
Öğren, Öğrenirken Öğret, Öğrendiğinden Üret ve Doğubayazıt ile Paylaş!

Çevrimdışı h3LiN

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 829
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #9 : 11 Haziran 2008, 20:28:28 »
 
 
Ağrı

Kimseler bilmez kaçtır yaşın
Bak ağarmış hep saçın başın
Ayak vermez yerlere taşın
Nedir bu heybet söyle Ağrı

Korkutursun bütün dağları
Merağın sarar insanları
Çevirir bükersin yolları
Bugüne geldin neyle Ağrı

Destan katarsın kitaplara
Konu olmuşsun hitaplara
Takat olursun bitaplara
Çalınırsın saz neyle Ağrı

Niye inmezsin dayazlara
Konak olursun ayazlara
Hep bürünürsün beyazlara
Bahar görmez güzüyle Ağrı

Geçit vermezsin hiçbir kuşa
Sürersin yolları yokuşa
Göğü delersin baştan başa
Yüksek bakan seriyle Ağrı

Büyüksün,yaradandan haşa
Başını değdirmişsin arşa
Benzer ok gibi kara kaşa
Süs katar kalemiyle Ağrı

Eğilde bir yol geçem sende
Buzlu suların içem ben de
Günler gecelere dönende
Göz kırpar yeliyle Ağrı

Süzülmelerin ince ince
Büyüksün dağlardan en yüce
Hiç uyumazsın gündüz gece
Ayıksın heybetinle Ağrı

Çözülmüyorsun kimselerce
Olmuşsun bilinmez bilmece
Diriliyorsun hece hece
Söylenen ezgisiyle Ağrı

Her mevsim onda zemheridir
Bahardan yazdan hep beridir
Etrafını bir bir eritir
Akar gider seliyle Ağrı




Şaire kağıdı kazdırır
Destanlar şiirler yazdırır
Anayı yavrudan caydırır
Söyletir her haliyle Ağrı

Doğubeyazıt a bakarsın
Diyadin Taşlıçay da varsın
Patnos u Tutak ı anarsın
Hamur Eleşkirt iyle Ağrı

Ayhan seni gördüğü zaman
Perişan olur hali yaman
Başından hiç eksilmez duman
Süslenir gülleriyle Ağrı
 
Ayhan Dağhan
 
 

Çevrimdışı h3LiN

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 829
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #10 : 11 Haziran 2008, 20:41:25 »
 

Ağrı Dağı

Vatanımın uç noktası,
Tüm dağların en kralı,
Önünde var pembe dağı,
Çok gururlu Ağrı Dağı

Güneş doğar yamacından,
Batar güzel Tuzluca'dan
Iğdır'ıma gurur verir,
Gelin gibi Ağrı Dağı.

Tepesinden kar eksilmez,
Hasretini kimse bilmez,
Sarp yamaçlı yol verilmez,
Kral gibi Ağrı Dağı.

Deli-deli rüzgarı var,
Gururludur çok ar'ı var,
Eteğinde otlağı var,
Eski volkan Ağrı Dağı.

Kayaları çok kınalı,
Kimi yeşil, kimi sarı,
Keklik ona çok sevdalı,
Bir abide Ağrı Dağı.

Çok meleşir koyun kuzu,
Hiç eksilmez karı buzu,
Pınarlarda soğuk suyu,
Eşsiz güzel Ağrı Dağı

Gelinciği, papatyası,
O,dağların güzel ası,
Ceylanları, kanaryası,
Cennet gibi Ağrı Dağı.

Bulut çöker tepesine,
Bakar öyle nazlı nazlı,
Göletinde süslü kazı,
Gökkuşağı Ağrı Dağı.

Tuzluca'dan gün batarken,
Kızıl olur onun başı,
Etekleri mor-mor olur,
Tablo gibi Ağrı Dağı

Nuh Gemisi onda yatar,
Yabancılar gelir bakar,
Toprağı var dekar-dekar,
Berekettir Ağrı Dağı.

Tavşanları iri-iri,
Var yanında küçük biri,
'Bacı'diye söz ederler
İkiz midir Ağrı Dağı.

Lale, sümbül, kardeleni,
Konuk eder her geleni,
Binbir türlü çiçekleri,
Duman sever Ağrı Dağı.

Uzun uzun yaylası var,
Kayasında kınası var,
Bala koşan arısı var,
Canan gibi Ağrı Dağı.

Kış gelince bembeyazdır,
Geceleri çok ayazdır,
Tepesinde, Bayrak vardır,
Mehmet gibi Ağrı Dağı.

Gece gündüz bakar idim,
Eteğinde yatar idim,
Dertlerimi atar idim,
Yetim koydu Ağrı Dağı.
 
Nusret Turan
 

 

Çevrimdışı h3LiN

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 829
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #11 : 11 Haziran 2008, 22:44:09 »
 

Ağrı Dağı

Yüce dağsın bulutların nicedir
Kor, kül olmuş yüreğimde gecedir.
Söyle Ağrı geçenleri gördün mü?
Sen doruğa tırmanıp da döndün mü?

Ağrı dağı ağıt yakar dururum
Geçitleri bende arar bulurum
Söyle Ağrı geçenleri gördün mü?
Sen doruğa tırmanıp da döndün mü?

Hasret akan pınarından içerim
Her tependen uçar gibi geçerim
Söyle Ağrı geçenleri gördün mü?
Sen doruğa tırmanıp da döndün mü?

Her bir tepen sanki senden uludur
Bir can vermez hangi Allah kuludur?
Söyle Ağrı geçenleri gördün mü?
Sen doruğa tırmanıp da döndün mü?

Çektiğin acıdan saçın mı ağarmış
Yoksa, yaz günleri kar mı yağarmış.
Söyle Ağrı geçenleri gördün mü?
Sen doruğa tırmanıp da döndün mü?

Bizi geçit vermez dağ mı ayırmış
Sevda gülü biten bağ mı bayırmış
Söyle Ağrı geçenleri gördün mü?
Sen doruğa tırmanıp da döndün mü?
 
İrfan Kayagil
 
 





Zirve Gözlerindedir Hititli

hayatı nasıl yaşadığın
nerede yaşadığına bağlıdır Hititli
her yaşam bir dağ tırmanır
eforlar Ağrı Dağı gibi
gözlerin Ağrıdır şimdi
yaşamak için işte
yılmadan
yürümek gerekir

hayatı nasıl yaşadığın
nerede yaşadığına bağlıdır Hititli
kimisi zor aralar kapıyı
kiminin ardına kadar açıktır
zor iştir mesafeleri kapatmak
Atan'ın birikimiyse cebinde taşıdığın
birisi zevk sefa içinde uyur
diğerinin savaş yeridir zaman tüneli

hayatı nasıl yaşadığın
nerede yaşadığına bağlıdır Hititli
her insanın dünyası gözlerinde saklıdır
koy iki yaşamı yanyana
gözlerime bak şimdi
zamanın tanığının hisleridir rehberi
dağ, tepe, bayır, zirve çıkmak
ata binmek, nehirde yüzmek
bir volkan gölünde
mola verip çadır kurmak
isli kara demlikten çayın içmek...
doğdukları yerde yaşayanın yanında
bir ödüldür Hititli


Hayatı nasıl yaşadığın
nerede yaşadığına bağlıdır Hititli
manzaralar içinde durup
poz vermek değil
en güzel mekanların içinde
yaşam mücadelesi verenlerin
yüzünde gördüğün çizgidir zirve

ama senin bir öğretin var
Taaa kalbimde duyumsadığım Hititli
eğer gelirse hisler dile
sevmek var yaşamı
her türlü eza ve cefaya katlanarak
ve zaman denilen gelgeçlerin
senin ruhunla beslenip saliselere tanık olmak var
işte bu yüzden sende özlediğim şeyler var Hititli

aradaki mesafeleri kapatmak zor elbette
mücadele
bir başına verilip
çok kişiyle paylaşılır nihayette
aşmaya çalıştığım gözlerindeki zirvedir
işte bu yüzden
benim 'Ağrı Dağım' sensin Hititli


 
Silvan Güneş
 

Çevrimdışı sebo

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 49
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #12 : 13 Temmuz 2008, 00:35:46 »
keda destê we sax be hevalno


Çevrimdışı cengiz

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 364
  • Kalê cıwan
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #13 : 21 Aralık 2008, 01:10:46 »
gerçekten süper şiirler yüreğinize sağlık ağrıyı dolaştım sanki serkeftın hewaller

Çevrimdışı eylem

  • Paylaşımcı Üye
  • *****
  • İleti: 646
Ynt: Doğubayazıt / AĞRI şiirleri
« Yanıtla #14 : 25 Ocak 2009, 20:00:12 »
... Ağrı ...


Bir âbide istersen eğer, Ağrı'ya git!..
Yükseklerden gelen büyük çağrıya git!..
Çıkmışken yolcu, Ağrı'nın zirvesine,
Dönmek ne demek?.. Kanatlanıp Tanrı'ya git!..
 
Arif Nihat Asya
YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL YADA GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ YARATMA ORTADAN KAYBOL...